Image Hosted by ImageShack.us

BİROL YAZICI WEB SAYFASI byazici@hotmail.com

Ana Sayfa Profilim Arşiv Hobı dünyası

Yazılarım

YOUTUBE YE SORUNSUZ GİRME
HAYAT DA MUTLU OLMAK İSTİYORSAN, İŞTE SANA 12 ALTIN KURAL...
NE GÜZELDİR
HAYAT KIZMAK İÇİN ÇOK KISA
KEŞKESİZ HAYAT, HATASIZ HAYAT DEĞİLDİR!!
Gidenlere.. Gitmişlere..Gideceklere...
Katie MELUA- JUST LAKE HEVEAN SOUNDTRACK(Cennet gibi)
DÜN CANIM OLAN YARIN DÜŞMANIM OLMAZ BENİM
Güldüğünde Güzelleşmeyen Tek Bir Yüz Görmedim...
ÜÇ NOKTA
FARZ ET Kİ ÖLDÜN !!!!!
KİŞİLİK
KENDİNİ ÜZME
BİR GÜZELLİK YAP KENDİNE
Have No Fear - Bird York


Zıyaretcılerım

Kodcunuz.com




Bağlantılarım

* Sevmek acı çekmektir
* Müzikler
* Mutluluk nerede
* Dünyanın en güzel yemek tarifi
* Sana diyorum hayat
* Gülümse
* Mutlu olmak için 20 altın kural
* Böyle sevebilirmisiniz
* Aceleye gerek yok
* Dudakla bardak arası
* Söylemeye zamanı olmayanlara
* O olmazsa yaşayamam demeyeceksin
* Öyle birini sevin ki
* Son söz
* Babam ve oğlum full izle
* Nil burak yalnızım ben
* Ayla dikmen ıssız adam soundtrack
* Dünyanın en mutlu çifti
* İstediğin gibi yaşayamazsın
* Pencere kenarı
* No comment
* Anllattığımız kadar değil anlaşıldığımız kadarız
* Anlat
* İyiki varsın
* Cennet gibi just like heaven
* Hüzün nedir bilirmisiniz
* Bilmelisin ki
* Can Yücel-anladım
* Kutlama
* Kırlangıcın öyküsü- can dündar
* Cam kırıkları
* Sevgisiz olmaz
* Susmak bazen
* Can Yücel- su gibi
* Eksik hayatlar
* Güvenmek
* Şeytana sormuşlar
* Giden kaybedendir
* İnsanın eşi olmalı ama adam gibi
* Sevgisiz hayat anlamsızdır
* Karşılıksız sevgi
* Hayatı anlamlı yaşamak
* Yanında tutunacak bir eli olmalı
* İlişkiler ve aşk üzerine
* Sevgi çiçeği
* Yarın diye bişey yok
* Uayat bizim çabalarımızla güzeldir
* Olgunlaşmak
* Limitsiz gülümse ve sonsuz ol
* Adı her ne ise
* Gerçek sevgi
* Hayaller kuracaksın
* saygı ve güvensiz sevgi olmaz
* Gülümse biraz
* Hayat bu
* hayattaki önemli şeyler
* Kapılar
* Seni seviyorum diyebilmenin güzelliği
* Seni anlatmamı isteselerdi
* Hayata dair
* İzel hatalarım
* Grup gündoğarken
* Mutluluk gönülden vermektir
* Cesaretin bittiği yerde esaret başlar
* Yaşamak için
* hayatı fark etmek için
* Sevgi
* başkalarına bağımlıysan gülerek ağlamayı öğreniyorsun
* Dost dediğin


Gazete Manşetleri




Haberler





Eglence







YOUTUBE YE SORUNSUZ GİRME


Herhangi bir program kullanmadan ya da aracı siteler olmadan sorunsuz ve hızlı bir şekilde youtube’ye girmek isteyen arkadaşlar aşağıdaki resimli yönergeleri izleyerek bağlanabilirsiniz.

 

1. Başlatan, ayarlar, ağ bağlantılarını tıklayın.

 

 

2. Ağ bağlantılarının içinde yerel ağ bağlantısı yada kablosuz ağ bağlantısını resimdeki gibi tıklayınız. Oradan özellikler…

 

 

3.İnternet iletişim kurallarını seçip, özelliklere tıklıyoruz.

 

 

4. açılan pencerede altta  DNS sunucu adresini otomatik olarak al seçeneği seçilidir. Onu değiştirip “Aşağıdaki DNS sunucu adreslerini kullan” seçeneğini işaretliyoruz ve oraya;

Yeğlenen DNS sunucusu adresini kullan olan yere : 141 211 125 17

Diğer DNS sunucusu adresini kullan olan yere       : 141 211 144 17  yazıp tamamı tıklıyoruz. Yotube’ye sorunsuz olarak ve direkt giriyoruz. Kolay gelsin… 

 

Birol YAZICI


Tarih: 22:58, 19/12/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

HAYAT DA MUTLU OLMAK İSTİYORSAN, İŞTE SANA 12 ALTIN KURAL...

                              

HAYAT DA MUTLU OLMAK İSTİYORSAN, İŞTE SANA 12 ALTIN KURAL...

 

 

Kural 1: Asla kendinden şüphe etme...
Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur.
Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana aksini söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur.
Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.

 

 Kural 2: Asla farklı olduğun için utanma...
Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla... Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır. O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ördek olmak için uğraşma. 

 

 

 Kural 3: Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme....
Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat. Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden aynı durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla. Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir

 

Kural 4: Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının haklı olabileceğini de unutma...
Bu hayat senin ve istediğin gibi yaşamaya hakkın var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış.

 

Kural 5: Ailen dışındaki insanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma...Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşünmüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana değer vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini yada sana zamanla önem vereceğini düşünme. Sana karşılıksız sevgi veren ve senin için her şeyi göze alabilecek tek insanlar ailendir.

 

Kural 6: Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanın sevgi sözcüklerine inanma...Sevgi insanın kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar.
Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarına bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için

karşındaki insanın sözlerine inan...

 

 

Kural 7: Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle....
Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konuşmayı öğren.
Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir yada duymak istemediklerini söyleyebilir…
Korkma... ve içindeki sesi dinlemeye devam et...

 

Kural 8: Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran....
Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme... Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster.

 

 

Kural 9: Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemekten istemediğin için kendini boşlukta bırakma....
Örneğin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmediğine bakarak kararlarını ver.

 

 

Kural 10: İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama.

 

Kural 11: Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin....
Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mı olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen….

 

Kural 12: Asla tecrübe kazanmaktan kaçma…
Ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayatı öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin aşk acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma. Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır.

(ALINTIDIR)

 

DAİMA MUTLU KALMANIZ DİLEĞİYLE :)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

Birol YAZICI


Tarih: 19:13, 19/12/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

NE GÜZELDİR

 

Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi...   

Ağrının dinmesi...   

Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda annenizin sizin için yaptığı kurabiyelere rastlamak...   

Yağmurdan sonra, açan güneş...  

 

Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek...  

Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak...   

Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi...   

Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra

Bedeni denizin serinliğine  bırakmak...

 

Sabahlar kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak... 

 

Bir doktor muayenehanesinin kapısından, şüpheleri dağıtmış olarak sevinçle çıkmak...  

Yaz sıcağında, bir öğle uykusunun mahmurluğunu, buz gibi bir dilim karpuzla atmak...   

Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz  hanımeli kokusu...   

Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak... 

 

"Artık bitti" derken sizi arayıvermesi...

  

Yaşlı ana babanızın,  hálá çaldığınız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması. 

 

Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi....

  

Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi yavruları....   

Evinizden, pişmekte olan etli biber dolması kokusunun yayılması...   

Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak çay...   

Meteliksiz bir gününüzde, çoktandır giymediğiniz ceketinizin cebinden para çıkması...  

 

Onunla ilk kez yalnız kalmak...

  

Uzun, sıcak bir yürüyüşten sonra karşınıza çıkan bir çınar altı.  

Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları çıkardığınız an.   

Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla barışmanız...   

Yıkanmış, ütülenmiş, mis gibi kokan yata  takımlarının koynunda uyumak...  

Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize sallandırmak.   

En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza aldınız an...   
 
 

En önemlisi;

nefes almak, 

konuşmak, 

duymak, 

yürümek, 

görmek, 

anlamak...  

"Ne Güzeldir"... 
 
 

VE NE GÜZELDİR; 

ARKADAŞLARINIZDAN, 

SEVDİKLERİNİZDEN

ALACAĞINIZ, SICACIK BİR MERHABA. 

Can DÜNDAR

 

Hani bazen çok beğendiğiniz bir film olurda defalarca izlersiniz ya bu yazıda öyle, insanın kendini mutsuz ve yalnız hissettiğinde mutlaka okuması gereken bir yazı. büyük usta Can DÜNDAR' ın ağzına sağlık

Birol YAZICI


Tarih: 18:52, 19/12/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

HAYAT KIZMAK İÇİN ÇOK KISA

 

Kızmaya zaman yetmez.
Bugün...
Evet, evet. Bugün, kızgın olduğun kim varsa karşısına geç.
Onun suratına dikkatle bak. Ta, gözlerinin içine...
Minicik pırıltıları yakalamaya, ifadeleri çözmeye çalış,gözbebeklerinde SON DEFA!!


Ve onun gözlerinden ayırmadan gözlerini, şu sözü hatırla :
O, çok kısa bir zaman sonra ÖLECEK!

Senin için çok kısa zaman ne demektir?
Üç gün!..
Üç gün sonra öleceğini biliyorsunuz artık onun; ama o bilmiyor.
Davranışın değişir mi ona karşı?
Üç gün sonra ölecek bir yakınınız sizi kızdırabilir mi?
Veya ona kızgın hadise gerçekten kızmaya değer mi?
Üç gün çok mu kısa?.. Onun gönlünü bile almaya yetmez mi?
O zaman otuz gün sonra onun " bir daha gönlünü alamayacağın uzaklığa" taşınacağını düşün.
Kabri başında oturup ağlamak mı, yoksa dizi dibinde oturup
konuşmak mı daha kolay, daha az can acıtacak

Bırakalım hadi üç günü, otuz günü...
O insanın üç yüz, hadi üç bin gün sonra
Öleceğini hesap edin .

Çok mu uzun!...
Bitmeyecek kadar mı?..
Bugün... Evet, bugün bir görünmez gözlük tak gözüne
ve çevrene onunla bak.
Ailendeki insanlara bu gözlükle bak...
Okuldaki veya işyerindeki arkadaşlarına bu gözlükle bak.
Ve hatta bu yazıyı, o gözlükle oku ;
YARIN YOK
Bugün herkese, her yere ve her şeye dikkatle bak...

AYNALARA BİLE!!
HAYAT , KIZMAK İÇİN ÇOK KISA!!!
(Alıntı)



Tarih: 18:43, 19/12/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

KEŞKESİZ HAYAT, HATASIZ HAYAT DEĞİLDİR!!


 

Hayat yürünmesi gereken bir yol sadece. Bazen uzun bazen kısacık. Her bir zorlukla başa çıkabildiğimizde bizi daha da güçlendiren… Geri dönüşü olmayan… 

Zannetmeyesiniz ki zorluklar sadece sizin karşısına çıkıyor. Yaşadığınız zorluklara biraz yakından bakın. Güçlü ve zayıf yönlerinizi iyi tahlil edin. Kendinize karşı dürüst davranıyorsanız, siz de göreceksiniz ki başınıza gelenler zayıf olduğunuz tarafınızla ilgilidir. Mesajı doğru okursanız bu yönde kendinizi güçlendirmeniz gerektiği sonucuna varırsınız. Eğer okuyamazsınız isyan edersiniz, neden bunun sadece sizin başınıza geldiğini düşünür durur, hem sinirlerinizi yıpratır hem de zamanınızı boşa harcar durursunuz.

Bir yolda yürürken geri dönüp aynı yolu, yine aynı “siz” olarak bir daha yürüyemezsiniz. Yol bir saniye önceki yol değildir artık. Toprak bir yol ise siz üzerine basınca toprak yer değiştirmiştir, çimenlik ise çimenler ezilmiştir yada siz bir saniye önce oradan geçen siz değilsinizdir artık. O bir saniyede en azından bir tek şey olsun değişmiştir. Belki bir dağ, bir araba, bir çiçek, bir çocuk yada bir çakıl parçası görmüşsünüzdür ve siz fark etmediğinizi zannetseniz bile, bilinçaltınız fark etmiştir bunu. Küçücük bir anda bile bu kadar çok şey değişirken, sizi derinden üzen bir olayda sizde yada bu olayı yaşadığınız insan yada insanlarda hiçbir değişiklik olmamış mıdır sizce?

Gelelim “keşke”ye… Hata insanoğluna has bir davranıştır ve hata yapmak bir lükstür. Bile bile yapılan yanlış davranışa ise hata değil “suç” denir bildiğiniz gibi. Siz hiç hayvanların hata yaptıklarına tanık oldunuz mu? Tamamen içgüdülerine göre, karınlarını doyurur, annelik yaparlar, zamanı gelince yavrularını terk ederler.  Ve ömürleri boyunca belki sadece bir defa hata yaparlar ve onda da ölürler. Demek ki “hata” yapmak insana özgü bir davranış ve bir lükstür. Neden mi lüks?

Yaptığı hata insanda varsa “vicdan”ı harekete geçirir. Yaptığı şey ya kendisine yada sevdiği birilerine acı çektirmiştir. Ve bu ağırlık onu yer bitirir. İşte tam da bu noktada “keşke” der. “Keşke şu davranışı yapmasaydım.” Şimdi söyleyin bakalım. Buradaki “keşke”nin anlamı nedir? Okunması gereken bir mesaj, öğrenilmesi gereken bir ders vardır burada. Sadece bunu çıkarıp, bundan sonra aynı hatayı yapmamak… Oysa bunun yerine o, saatlerce, günlerce, aylarca ve bazen yıllarca kendini yer bitirir. Bu tür küçük olaylarda yapılması gereken sadece çıkarılması gereken dersi çıkarıp, davranışlarımızı değiştirmekten başka bir şey değildir. Peki daha büyük olaylarda ne yapacağız? Değiştiremeyeceğimiz durumlarda nasıl davranacağız?


Zayıflık, "Keşke" Demektir
 

Yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değildir. Problemlerle dolu bir evliliğin içinde küçük bir çocuk olarak mı yaşadınız? “Keşke” mutlu bir ailenin çocuğu olarak yaşasaydım demenin bir anlamı olmadığı gibi, belki de böyle mutsuz bir ortamda yaşamak sizin kendi kuracağınız ailenin kıymetini bilmenizi sağlayacaktır. Yıllardır çok istediğiniz halde bir işe giremediniz ve evde oturup çocuğunuza bakmak zorunda mı kaldınız? Belki de siz çalışıyor olsaydınız çocuğunuzun yaşadığı sorunları bu kadar yakından göremeyecektiniz. Bunlar benim yaşadıklarım aslında, belki siz küçük yaşta anne yada babanızı kaybettiniz. İstemediğiniz halde çalışmak zorundasınız v.s. Bu örnekler çoğaltılabilir.

Astımlı bir çocuğunuz mu var? Belki zehirli gazla dolu bir odada kalacak ve bu sayede ölmeyecek. Kim bilebilir? Kötü bir evlilik mi yaşıyorsunuz? Belki bu evlilikten doğacak çocuklar bu ülkeye yada insanlığa faydası dokunacak insanlar olacak. Bu örnekler aşırı uç gözükebilir belki. Ama kimse olmayacağını da iddia edemez öyle değil mi? 

Tercih edemediğimiz durumlar dışındaki davranışlarda tamamen sahip olduğumuz aklımızla karar veririz. Duygularımız ve düşüncelerimiz de boşuna verilmemiştir bize. Herhangi bir davranışı insan özgür iradesiyle yerine getirir. Siz karar verme yetkisini bir başkasının eline vermediğiniz sürece ne yapacağınıza karar vermesi gereken sadece sizsiniz. Yok eğer başka birine bıraktıysanız da karar yetkisini, yine sonuçlarına katlanmak zorundasınız. Birilerinin fikrine ihtiyaç duyabilirsiniz zaman zaman. Aynı sorun başka bir cepheden nasıl görünüyor anlamak isteyebilirsiniz. Bu da sizin zayıf olduğunuz anlamına gelmez. Güçlü olup olmadığınız; karar verip uyguladıktan ve sonuçlar ortaya çıktıktan sonra durumu nasıl değerlendirdiğinize bağlıdır. Zayıflık ne hata yapmak, ne de içinden çıkamadığınız durumlarda güvendiğiniz insanlardan yardım almaktır. Zayıflık yaptığınız davranışın arkasında duramamak ve “KEŞKE” demektir.

“Keşkesiz bir hayat” yaşamak hatasız bir hayat yaşamak değildir.

 

ÖZLEM KAHVECİOĞLU
GENÇ GELİŞİM DERGİSİ - Nisan 2008


Tarih: 23:36, 14/12/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Gidenlere.. Gitmişlere..Gideceklere...

 

Eğer gidiyorsan, bir yürekten vazgeçiyorsan hiç de önemli değildir geride bıraktığın değil mi? Hayatın tek kişiliktir, senin dışında yaşam yoktur hiçbir kıyıda. Öylesine bencillik yüklüdür ki benliğin yaşadıklarını yok sayıp gitmek acı değildir senin için.


Vurduğun yürek kanıyor mu, hayatı devam ediyor mu, sıcak bir nefese, bir tatlı tebessüme ihtiyacı var mı ya da dindirebildi mi engel olamadığı kanayan yaralara bu hiç düşünülecek bir şey değildir bırakıp giden için. Önemli olan onun bundan sonraki yaşamıdır. Daha öncesi yok sayılır. Her ilişki başlar ve biter mantığı. Yok sayılan duygu fırtınalarının tangoları.

Hiçbir şey silinemiyor insanın geçmişinden. Gidenleriyle, yeni katılanlarıyla bir iz mutlaka ki oluyor hücrelerde, gelen bir imza atıp gidiyor beyaz bir yüreğe. Silinemeyen ve yerine başkasının atamayacağı bir imza. Kimsenin giremeyeceği bir kral dairesi saklıdır ya her bedende. Giden gittikten sonra sıkı sıkı kapatılıp anahtarın denizin açıklarına fırlatılıp bulunmasının imkânsız hale getirilmesiyle erişilen gerçek mutluluk.


Hep bir mantık vardır. Giden gider gerideki toparlanamaz, onsuz yaşayamaz veya yaşamı alt üst olur. Evet, başarmak doludizgin enerji isteyen zor ve patikalı bir yolu yalınayak ve tempolu yürümek kadar zor. Ama başarılamayacak kadar imkânsız değil. Yürürken sorgulamaların peşini bırakmayan ince bir de nağmesi vardır saç tellerinin arasına terin ardına gizlenen. Sesin kısılana kadar ağlayıp sonra bittiğini ve artık “o” yok dediğini bir ince çizgide kendine haykırırsın uzun bir müddet.


Kabullenmek güç, içinde bittiğini bilmek rahatlatıcı bir unsurdur. Her gittiğin yere manevi olarak onu yanına almayışın bile fark ettirir senin dışa karşı tutumunu. “Uzun süredir ilk defa mutlu gördüm seni” sözlerinin altını çizersin gözlerin gülerek. Yapamayacağım herhalde dediğin bir zamanda yapabildiğini görünce içini huzur kaplar, benliğine yayılır.


Kabullenişin seni yok sayanadır. Geçmişini inkar edenedir. Diyecek söz kalmamıştır deriz ama içimizdeki kelimeler dışarı çıkamaz. Gidenin tüm zehri akarken kalan, yastığı ıslatan gözyaşını merhem yapar acısına.


Adına başka anlamlar yüklediğimiz ne varsa isimsiz kalmıştır bir yetim gibi ortalarda. Sahip çıkan kalandır, gidense unutan. Söz geçmez yüreğe ta ki kendi yüreğini ele geçirinceye kadar. En acısı da eskiden başın sıkıştığında aradığın yoldaşın, şimdi canın sıkıldığında bununla mutlu olandır. Senin acını, sıkıntını, sağlığını kendinden sayarken şimdi bir yabancısındır.


Onun için bir yabancı olmayı öğrenmek zaman alan. En sancılı ve ağrılı dönem. Yediğin tüm vurgunları bedeninden kendinin çıkarması gibi zor ama bir o kadar da sağlıklı. Öğreniyorsun yediğin vurgunlardan çevrendeki yanlış kişileri uzaklaştırmayı. Verilen hiçbir söze aldanmamayı. İnanıp peşinden gitmemeyi. Vefadan söz ederken vefasızlığın tüm örneklerini sergilediği bir yaşam tarzı bana göre değil, böyle yaşayan bir kişi de varsın benim hayatımda olmasın
...


ALINTIDIR...


Tarih: 22:43, 30/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Katie MELUA- JUST LAKE HEVEAN SOUNDTRACK(Cennet gibi)


 

Buda benim için… Birol YAZICI :))


Tarih: 22:20, 30/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

DÜN CANIM OLAN YARIN DÜŞMANIM OLMAZ BENİM


 

 

DÜN CANIM OLAN YARIN DÜŞMANIM OLMAZ BENİM, YAŞANANLARIN HATIRI HEP SAKLI KALIR, HATIRLARI HEP SORULUR, SELAMLARI HEP ALINIR, SİLDİKLERİM VARDIR BİRDE... ONLAR YANLIŞLARIM VE PİŞMANLIKLARIMDIR. ADLARI ANILMAZ HATIRLARI SORULMAZ, SADECE BEDDUALARIMDIR. VİCDANLA BİRLİKTE ŞEREF ARARIM SEVDİKLERİMDE, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR ELBET SEÇİMLERİM, ZAMAN GELİR ŞEREFSİZLERİ DE SEVERİM...!

 

Tanı beni ben anlamsız kavgalarla yarınsız sevdalarla anlatılan masallarda yitirdim inancımı. Kuralsız insanların sahte cennetlerinde yanlışı doğrudan karayı beyazdan adamı adamdan insanı insandan ayırmakla geçti gençliğim. Ben kan gövdeyi götürürken can bedenden ayrılırken kan damardan çekilirken öğrendim yaşamayı. Başarmak için inanç, inanmak için yürek, kazanmak için bilek gerekliymiş..  Adımlarını sert basmalı, yumruğunu sert vurmalı, sesin gür çıkmalıymış. Taş kadar sağır, tas kadar küçük, kaya kadar ağır, kaya kadar büyük olunmalıymış. Karnın açken bile kuyruğun dik, belin bükülse bile başın hep dik kalmalıymış...

 

ALINTIDIR





 


Tarih: 22:08, 30/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Güldüğünde Güzelleşmeyen Tek Bir Yüz Görmedim...

 

 

Bundan 20 yıl sonra yaptıkların değil yapamadıkların için üzüleceksin.

Dolayısıyla halatları çöz. Limandan uzaklara yelken aç. Rüzgârı yakala araştır düşle keşfet. Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap. Oturarak başarıya ulasan tek yaratık tavuktur.

Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır.

Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan bu belki bütün gün hırladığın içindir. Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin. Şimdi başla!. Şu anda bulunduğun yerden elindekilerle başla.

Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.

Kimi zaman içindeki sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven.

Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki uçuyor.

Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.

Öteki insanlardan daha akıllı ol. Yalnız bunu onlara söyleme!

Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir.

HAYATTA YA TOZU DUMANA KATARSIN YA DA TOZU DUMANI YUTARSIN.

İyi çalışan sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.

İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır:

KENDİSİ...

 

 

ALINTIDIR

 


 


Tarih: 00:58, 30/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÜÇ NOKTA


Herkesin yazmaya başladığı; ama tamamlayamadığı bir romanı vardır mutlaka...
Daha birkaç gün öncesinin mutluluk perisiyken "önsöz" yazılan, fakat en akıcı, en heyecanlı, en merak edilesi yerinde o sevimsiz, numarasız, bomboş sayfa ile burun buruna kalınan bir romanı...
...
Bir durak, bir peron, bir istasyon sahnesi olmasa da ortada; herkesin dönüşü olmayan bir yolculuğu vardır mutlaka...
Acı bir siren sesinin kalkış saatini bildirdiği, aslında nereye gittiğinin hiç de önemli olmadığı hüzün otobüsüyle bir seyahati...
...
Son dörtlüğünü tamamlayamasa da; herkes umut sayfasına "keşke"li bir şiir karalamıştır mutlaka...
Üstüne buldozer gibi yalnızlığı çekince yazılamayan, "imkansızım"la bitirilmek zorunda kalınan bir şiir...
...
Herkes en güzel renklerini, hayalindeki tablo için hazır etmiştir mutlaka...
Siyahında ayar tutturamadığı; mor, turkuaz, fuşya...
...Ve herkesin tablosu; parçalara bölünmüştür bir şekilde... Uçakların delip geçtiği, masum kelebeklerin bile kılıç sallayarak paramparça ettiği tablosu...
...
Herkesin özene bezene, sallamadan dökmeden, kendi avuçlarıyla doldurduğu bir okyanusu vardır mutlaka...
Henüz dizkapaklarındayken çırpınarak boğulduğu, yeşil elma kokusunu çoktan kaybetmiş okyanusu...
...
Herkes, "Prenses" ismini verdiği bir elması işlemiştir mutlaka...
Üstüne titredikçe sarstığı, dikkat ettikçe parçalara böldüğü, bin köşeye savurduktan sonra binlerce kez vücuduna saplanan eşsiz karatlık bir elması...
...
Bir çift gözden ve bir tek dudaktan kurulmuş bir idam sehpası,
Kalpten giren bir virüsün, bütün hücrelerine yayıldığı,
Felç olmuş bir ayrılığa kendi elleriyle sebebiyet verdiği,
Defalarca öldüğünden farklı;
Herkesin gerçek bir ölümü vardır mutlaka...
Ölmeden önce yaşadığı...

 

ALINTIDIR


Tarih: 00:31, 30/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY REDBUTTERFLY